Duyuru

Son çıkan sayı: 3 (Şubat Son)

Son yazı: Düş Üç

Güncelleme: 28.02.2014, 23.25

28 Şubat 2014 Cuma

3



Hızla ilerliyor, yüzüne sertçe çarpan rüzgarla saçları havalanıyor, gözlerini açık tutmakta zorlanıyordu. Yolu uzun değildi ama henüz başlarken attığı geri dönülmez adımla beraber gelip yerleşmişti şüphe beynine. Yola çıkarken tereddüte fırsat vermemişti ama bu tereddütsüz olmakla aynı anlama gelmezdi her zaman, görmezden gelmişti var olanı sadece. Ama işte, çıkmıştı yola ve geri dönemezdi artık. Önemli olan yolculuk değil varacağı yerdi ya, yine de yolculukta da biri olsun isterdi hep yanında. Hoş, birileri olsa yola çıkmazdı en başta. Telefonunu bile kapamıştı çıkmadan, birinin arayacağı olduğundan değil de… Hem varacağı yerde muhtemelen çekmezdi de telefon.

Pişmanlık kendini gösterdiği sırada yer şekilleri gözlerinin önünden takip edemediği hızda akıyor; kalbi, daha o havadayken güneş açan kar tanesi kadar hızlı atıyordu. Çaresiz hissediyordu yola çıkmadan önce kendini, neredeyse çaresiz belki daha da doğrusu, tek çaresi olduğuna inandığı bu yolculuktayken ise o zamanki duyguları çoçukken aşık olmak gibi geliyordu ona. Bulunduğu andaydı asıl çaresizlik, yolculuğun ilk adımını asla atmamış olmayı, geri dönmeyi istiyordu o anda, başka bir an olmadığını idrak ederken. Rüzgar, kapalı gözlerinden sızan göz yaşını alıp savuruyor; ne yapacağını bilemezken ağlamasına bile izin vermiyordu.

Başka bir araç seçseydi yolculuk için, acaba farklı olur muydu bir şeyler? Hava değil de deniz yolunu tercih etseydi mesela, yolun sonuna kadar gitmeden geri dönme şansı olabilirdi belki. Umutsuzluk ve çaresizlik, yok edicisi olacağını sandığı bu yolculukta bu sefer gerçek yüzleriyle karşısındaydı. Eski duyguları birer ön izlemeydi sadece, birer eşantiyon. Vitrin arkasından hissetmişti sadece onları. Şimdiyse giyiyordu hepsini ve duyguların bedeni onun için fazlasıyla küçüktü. Sıkıyorlardı bir kere, rahatsızdılar, etiketleri kaşındırıyordu. O kadar sıkı oturmuşlardı ki üzerine, çıkaramıyordu.


Sonra, yolun sonuna geldi. Etraftan yükselen çığlıklarla beraber hızla yere çarptı. Üstündekiler, kana bulandı.

- Göksu Yıldırım

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder