Duyuru

Son çıkan sayı: 3 (Şubat Son)

Son yazı: Düş Üç

Güncelleme: 28.02.2014, 23.25

28 Şubat 2014 Cuma

2



Siz bilmezsiniz belki, Kabataş’tan fünikülere inen merdivenlerin ağzı pek sıkıdır.


Sol kulaklığım düşmüş, boyunluğuma dolanmış. Ellerim de dolanıyor özenerek ona. Termosumun yeşiline bakıyorum, mutluluk uzakta değil deyiveriyor. Kitabım acemice kalakalmış kolumun altında. Ah be kadın! Ne acelen vardı da kaldırdın beni apar topar sıcacık vapurun en tatlı koltuğundan. Cam kenarlarını sevmeye başlamalıyım artık.  Kokular gelmeye başladı, bitiyor demek merdivenler. Bir zeytinli açma harika gider şimdi. Nereye düşüyor şu bozukluklar, hey allahım! Bir zeytinli açma rica edebilir miyim, diyorum kibarlığıma şaşarak. Hah burdasın seni küçük yaramaz! Uzanan elim asılı kalıyor havada. Göze bal sürülebilir mi,  şaşıyorum taa içten.  Sıcak renkleri eksik öğrenmiş olmalıyız küçüklüğümüzde. Mideme o zeytinli açmayı nasıl sığdıracağım bu kadar küçülmüşken. Bakışlar için özel bir kurs mu var acaba, diyorum. Ne güleriz olsa hocası siz olurdunuz dese. Şaşkınlığımdan kızarıveriyorum. Yanaklarınıza mı döktünüz kahveyi, diye soruyor böyle kocaman açmış gözlerini. Çay içiyorum, diyorum. Bir gülme alıveriyor. Kolumda kitabım var diye kucağında kedisi, karcı kahveci kızlardan gibi görünüyorum demek. Kapağını açıyorum, bastırsın diye taze pişmiş hamur kokusunu bergamotlar. Yeşil iyi gelecek sana, diyorum. Mutluluk çok uzakta değil. Parmaklarımı boynuna koyuyorum, tam üstüne şah damarının. Küçük bir dokunuş, taş çatlasa 2 saniye ve 16 salise sürmüş olabilir. Çok güzel öpüşüyorsun deyiveriyor, gözleri yeşilde. Domates reçelini denemelisin, diyorum. Şimdi gitmeliyim, diyorum. Yeşil onun parmaklarına dokundukça irkileceğim, bunu bilerek gülümsüyorum. Hem zaten çay sindirime zararlı diyorum, aşklardan sonra en az bir saat geçmeli.

- Ezgi Okur

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder